Yaşlanmayla birlikte yıllarca yapılan mimik hareketleri, maruz kalınan güneş ışınları ve yerçekiminin etkisi ile zamanla  ciltte  elastik lif, kollajen lif, yağ tabakası ve hyaluronik asitin azalmasına bağlı olarak kırışıklıklar ve sarkmalar meydana gelir. Yüz derisi değişime uğrar. Sonuçta yüzümüzde derin çizgiler, gözlerin dış kenarında kırışıklar oluşur.

Yaşın ilerlemesi ile birlikte gelişen kırışıklık ve istenmeyen çizgilerden kurtulmak, yüzü biçimlendirmek ve şekillendirmek için yapılan tıbbi yöntemlerin birisi de dolgu maddeleridir. Derideki ince ve derin kırışıklıkları gidermek, yara izlerini tedavi etmek, ciltteki çukurları yok etmek, ince dudakları kalınlaştırmak, yanaklara dolgunluk vermek amacıyla deriye cilt altına, cildin yapısında bulunan yalnız zamanla azalan ve vücut tarafından doğal olarak kabul edilen dolgu maddeleri enjekte edilir. Dolgu enjeksiyonu tedavisi sonrası  kısa sürede daha genç bir görünüm sağlanır.  Ayrıca  yüzdeki yorgun ifade  de giderilebilir

Dolgu maddeleri kalıcı, yarı kalıcı ve geçici olarak sınıflandırılabilir.
I) Kalıcı dolgu maddeleri : İki yıldan çok daha uzun süren hatta hiç kaybolmayan kalıcılıkları vardır. Silikon bu gruba örnektir.

II) Yarı kalıcı dolgular : 1-2 yıl süre ile kalıcılıkları vardır. Kalsiyum hidroksil apatit ve poli L- laktik asit bu gruptadır.

III) Geçici dolgular : Bir yıldan az bir süre kalıcı olan ve normal hücresel işlemler ile vücutta atılan ürünlerdir. Kollajen ve hyalüronik asit en çok kullanılanlarıdır.

Hyalüronik asit

Dolgu amacıyla en sık kullanılan maddelerden biri olan hyaluronik asit, deri, kas, iskelet sistemi, göbek kordonu, kan ve lenf sisteminde doğal olarak bulunmaktadır. Yani dolgu maddelerindeki hyalüronik asit hayvansal kaynaklı değildir. Bu yüzden hayvansal kaynaklı bazı hastalıkların (deli dana vb.) bulaşması gibi riskler taşımaz. Vücudumuzda zaten bulunan bir madde olduğundan allerji yapma ihtimali oldukça düşüktür.  Deriye dolgunluk ve hacim kazandıran bir polisakkarittir. Yapışkan, koyu kıvamda ve elastik yapıdadır. Ciltteki kırışıklıkların düzeltilmesi amacıyla enjeksiyon formunda üretilmiş olup, şu an için en güvenilir ve en çok uygulanan dolgu maddesidir.

Uygulama son derece pratik olup 15-30 dakika gibi kısa sürelerde gerçekleşir. Uygulamalar ağrılı olmadığından lokal veya genel anestezi gerektirmez. Ancak hasta istediği takdirde uygulamadan önce lokal anestezik kremler kullanılabilir.

Enjeksiyonlar çok ince uçlu iğne ile cildin dermis tabakasına yapılmaktadır. Dikkat edilmesi gereken nokta, maddenin deri tabakaları içine verilmesidir. Deri altına enjekte edildiğinde beklenen sonuç alınmayabilir.

Kişinin sosyal hayatını  etkilemez.  İşlem yapıldığı anda hemen sonuç verir ve sonucu görmek için beklemek gerekmez.
Hyalüronik asit, vücutta doğal olarak bulunan bir madde olduğundan allerjik reaksiyon oluşturması beklenmez. İşlem sonrası nadir olarak hafif bir şişlik ve kızarıklık oluşabilir. Makyaj ile kolaylıkla kapatılabilecek hafiflikte olan morluklar görülebilir. Allerjik reaksiyonlar çok nadir görülürler. Enjeksiyon bölgesinde kızarıklık, kaşınma veya sertlik oluşabilir. Hyaluronik asit ile yüz dolgusu tedavisi, genellikle estetik operasyona bir alternatif olarak uygulanır. Hyaluronik asit kullanımı güvenli olup tedavi öncesi herhangi bir test uygulaması gerektirmemektedir.